Showing posts with label Zeytinyaglilar. Show all posts
Showing posts with label Zeytinyaglilar. Show all posts

Friday, May 4, 2007

Zeytinyagli Yaprak Sarmasi


Etcil Dogu insanlarinin evinde (misal bizim ev) genellikle yan yemek olarak hazirlanir su guzelim yaprak sarmalari. Oyle sadece bu yemegi yaparsaniz, evin babasi sorar "eee esas yemek nerde" diye. Ama benim icin en esasli yemeklerden biridir sarma. Mmmm limonlu nefis :) 3 hafta once arkadaslarim bana geleceklerdi, dusundum ne yapsam diye. Aklima gecen geldiklerinde yapmis oldugum ve hepsinin severek yedigi bu sarmalar geldi. Buralarda sarma yapmak bayagi zahmetli gorunur. Anneme kalsa nesi var ki, ama sahsen bana da zahmetli gelmeye basladi artik. Tek basina otur, sar saatlerce. Sonra 5 dakika icinde tukensin. Bundan sonra bir daha ne zaman yaparim belli olmaz :) Gerci arkadaslarim artik sana her geldigimizde sarma beklentisi ile gelecegiz dediler ama bakalim zaman ne gosterecek.

Aslinda tarif vermeyecektim, cunku herkesin annesinden ogrendigi bir zeytinyagli yaprak sarmasi usulu vardir. Amma velakin arkadaslarimdan bazilari tarif isteyip, hatta bloguna koyacaksin di mi, ordan tarifini aliriz diyince, bana da yayinlamaktan baska care kalmadi. Buyrun bakalim:

Malzemeler:

4-5 adet orta buyuklukte kuru sogan (yemeklik dogranmis)
1-2 adet domates (kabuklari soyulup, ince ince dogranmis)
1 yemek kasigi domates salcasi
2 bardak pirinc
1,5 su bardagi sicak su
Zeytinyagi
Kuru nane, tuz, karabiber
Limon suyu
Yeteri kadar asma yapragi

Asma yapragini taze kullanacaksak, yapraklari guzelce dizip, uzerini kapatacak kadar sicak su ekleyip uzerini kapatiyoruz.
Azicik da tuz eklemeyi unutmayin. Renkleri sariya donunce, istedigimiz kivama geldi demektir. Eger konserve kullanacaksaniz, yapraklari onceden cikarip bir sure suda bekletiyoruz ki fazla tuzundan arinsin. Bir yandan sogani bol zeytinyagi ile kavuruyoruz. Daha sonra icine salcayii, domatesleri ve tuzu ekleyip, domatesler olene kadar pisiriyoruz. En son pirinci ve arkasindan sicak suyu ekleyip kisik ateste pismeye birakiyoruz. Yaklasik 5 dakikada suyunu cekiyor. Altini kapattiktan sonra karabiber, bol nane ve 1 limonun suyunu ekleyip karistiriyoruz. Ic malzememiz hazir. Biraz soguduktan sonra sarmaya baslayabilirsiniz. Pisirecegimiz tencerenin dibine 1-2 yaprak seriyoruz ki, eger unutur da yakarsak, bu yapraklar yansin da sarmalarimiz saglam kalsin. Sarma islemi bitince en uste biraz daha limon sikip, aralardan gozukecek ama cok da fazla yuzeye cikmayacak sekilde su ekliyoruz. En uste yine 1-2 yaprak serip, uygun buyuklukte bir tabak ile kapatiyoruz. En son kapagini kapatip ocaga aliyoruz. Kaynadiktan sonra kisik ateste yapraklar yumusayana kadar pisiriyoruz. Zaten suyunu da tam cekmis oluyor. Sonra borcamimiza dizip afiyetle yiyoruz.

Wednesday, March 7, 2007

Bruksel Lahanasi


Bruksel lahanasiyla ilk tanismam Koc Universitesi'nde master yaptigim yillara rastlar. Simdi boyle yazinca herkes aradan uzun yillar gecti sanacak ama o kadar da degil. 2003-2005 yillari arasinda diyip konuya aciklik getireyim. Koc'tayken ogle yemeklerine gitmek bizim icin en buyuk eglenceydi cunku yemek sonrasi lounge'a gelip bir de guzel caylarimizi elimize alip dinlenmek vardi isin sonunda. Iste bu yemek rituellerinde bir sure sonra, bruksel lahanasi benim icin vazgecilmez bir sebze yemegi oluverdi. Tabi bruksel lahanasini Amerika'ya gelene kadar pisirmeyi denememistim, netekim yurtlarda surunen bir zavalliydim. Bir de Amerika'da bulabildigim butun sebzeleri degerlendirmeye calisiyorum. Gelelim tarifine.

Malzemeler:

300gr bruksel lahanasi
1 buyuk (kalin havuc) veya 2 kucuk havuc
1 buyuk sogan
Zeytin yagi
Salca
Limon
Tuz

Oncelikle sogani soyup, piyazlik dogruyoruz. Havuclari soyup rendenin kalin tarafi ile rendeliyoruz. Havuclarin uzun uzun rendelenmesine dikkat edelim. Bunun icin de havucu her asagi dogru rendeledigimizde rendeden kaldirarak yukari kisimdan yeniden rendelemeye baslayin, yani yukari cikarirken havucu rendeye surmeyin. Bu islemi hizli hizli ve bastirarak yaparsaniz kalin rendelenmis havuc parcaciklari elde edersiniz. Sogani, rendelenmis havuclari ve zeytinyagini (dilediginiz miktar) tencereye koyup ocaga aliyoruz. Bu arada bruksel lahanalarinin tepelerini kesip yikiyoruz. Kucuk olanlara uzunlamasina kesik atiyoruz (ikiye bolmuyoruz, sadece tepelerine uzunlamasina kesik atiyoruz), buyuk olanlari da uzunlamasina ikiye boluyoruz ki ic kisimlari da cabuk pissin. Soganlar pembelesince diledigimiz kadar salca ekliyoruz. Ben 1 yemek kasigi kadar kullandim. Daha sonra lahanalari, tuzunu ve suyunu ekliyoruz. Su miktarini tencerede lahanalar yuzmeyecek ama en usttekilerin de yarisina kadar gelecek sekilde ayarliyoruz. Ben piserken yarim limon siktim Yaklasik 45 dakikada yemegimiz hazir. Sicak yemenizi tavsiye etmem, en guzel ya soguk ya da ilik hali. Tabaginiza aldiktan sonra dilediginiz kadar limon sikabilirsiniz. Ben eksiyi cok sevdigim icin bol limonlu yemeyi tercih ederim. Afiyet olsun...